ALIŞ : 3.9497 | SATIŞ : 3.9655 | ALIŞ : 3.4917 | SATIŞ : 3.5412
Giriş Sayfası Yap | Sık Kullanılanlara Ekle | Ne Aramıştınız?
Nöbetci Eczaneler MANISA
 
 
POLİTİKA
GÜNDEM
EĞİTİM
SAĞLIK
EKONOMİ
ASAYİŞ OLAYLARI
SOSYAL YAŞAM
İLÇELER
KÜLTÜR SANAT
SPOR
 
 
    
“TÜRK FUTBOLUNDA ALT YAPIYA BAKIŞ AÇISI DEĞİŞMELİ” 24.11.2016
 
Tarım ve hayvancılık fuarı açıldı
 
Avrupa futbolunu kaleme alan ve Manisa futboluna örnek olacak haberlere imza atan muhabirimiz Erhan Kasırga, 2 sezon Antalyaspor ve Samsunspor formaları giydikten sonra sonra Almanya’ya geri dönen defans oyuncusu Burak Hilmi Tok ile Almanya’da bir araya geldi. 27 yaşındaki oyuncu ile Alman ve Türk futbolunu kıyaslamak için görüşen Kasırga, duydukları karşısında adeta şok oldu. Tok, Türk takımlarının alt yapısına önem vermediğini belirterek, yöneticilerin ise verdikleri sözleri yerine getirmediğini aktardı
 
Avrupa futbolunu kaleme alan ve Manisa futboluna örnek olacak haberlere imza atan muhabirimiz Erhan Kasırga, yine gündeme bomba gibi düşecek bir habere imza attı. Bu kez kaleme aldığı haber ise, Türkiye’ye 19 yaşında gelen Almanya doğumlu Burak Hilmi Tok. 19 yaşında Nürnberg U19 takımından Antalyaspor’a transfer olan ve daha sonra Samsunspor’un yolunu tutan genç oyuncu, hem Türkiye’de yaşadıklarını anlattı hem de Almanya futbolu hakkında Türk futboluna örnek olacak açıklamalar yaptı. Lafı daha fazla uzatmadan, bir birinden ilginç açıkmaların yer aldığı ropörtajımızla siz değerli okuyucularımızı baş başa bırakalım. İşte Burak Hilmi Tok’un, o büyük ses getirecek açıklamaları;
“FUTBOLA 3 YAŞINDA BAŞLADIM” 
İlk olarak futbola nasıl başladığını anlatan Burak; “3 Yaşında babamın çabaları sonucu futbola başladım. Tabi 3 yaşında futbola başladım darken, o yaşta sadece oyun oynuyorduk. Hatta futbola ilk başladığım zaman antrenörüm babam dı. Futbola ilk FC Königsbrunn’da başladım. Orada belli bir süre oynadıktan sonra 10 yaşında 1999-2006 yılları arasında şu anda Almanya Bundesliga’da mücadele eden FC Augsburg’a transfer oldum. Burada sergilediğim performansın ardından, 2006 yılında yine o zaman Bundesliga’da mücadele eden FC Nürnberg’in U17 Takımına transfer oldum. Orada 3 sene alt yapıyı bitirdikten sonra U19’dan 2008 yılında Süper Lig’e çıktıkları sene Antalyaspor’a transfer oldum ve 4 senelik imza attım. 1 sene orada oynadım.”
“HEDEFİM SÜPER LİG’DE OYNAMAKTI”
Hedefim transfer olduğum zaman Süper Lig’de forma giymekti. O süreçte bir sakatlık geçirdim. 2 hafta sonra geri döndüm. 1 yıl kaldım Antalyaspor’da. Gerek sakatlıktan once gerekse sakatlıktan sonra birçok sıkıntı yaşadım. Çalıştığım hocaların hepsi kendi getirdiği oyuncuları oynattı. Biz genç olduğumuz için yüzümüze bile bakılmadı. O zaman Antalyaspor’da 4 tane hoca değişikliği oldu. buda ister istemez bize yansıdı. Daha sonra sezon sonunda sözleşmeyi karşılıklı fesh ettik ve bana Samsunspor’dan teklif geldi ve buraya transfer oldum.”
“1 SENE BOYUNCA TAKTİK ÇALIŞMASI YAPILMADI”
Antalyaspor’a transfer oldum. Sonuçta Süper Lig ve Türkiye’nin en büyük ligine transfer oluyorsunuz. Herşeyin farklı olması gerekiyor. 1 yıl boyunca Anlatyaspor’da taktik çalışması olmadı. Tabi bunun yanında koordinasyon, nerede duracaksın gibi çalışmalarda olmadı. Taktik derken, takımın hangi sistemde oynayacağı. Mesela burada 10 yaşından itibaren taktik çalışmasına önem verilir. Maça farklı sistemle başlarsın, maçın gidişatına göre sistem değişir. Türkiye’de bu yok. Tek sistem ve 90 dakika bu sistemle başlayıp bitiyor. Bunlar büyük eksiklik. Profosyonel futbolcusun diye taktik çalışmayacaksın diye birşey yok. İnsan her yaşta birşey öğrenebilir ve öğrenmelidir.”
“PARASIZ PULSUZ ANTALYA’DA GEZİYORDUK”  
19 yaşındasın ve alilenden uzakta hem yaşam hem de futbol oynama mücadelesi veriyorsun. Ben Antalyaspor’a büyük umutlarla transfer olmuştum. Gelmeden önce hayal ettiklerim ile geldikten sonra yaşadıklarım bir birini tutmadı. Parasız pulsuz antremandan sonra çarşıda 5 6 saat dolaşıyorduk. Beni bilen taraftarlarımız ise gelip fotoğraf çektiriyorlardı. İnanın cebimde kahve alacak param bil yoktu. Profosyonel oynuyorsunuz ve ailenizden para alıyorsunuz. Zor günler geçirdim yani Antalyaspor’da. Yöneticiler sözleşmeye sadık kalmadı ve yapması gereken ödemeyi yapmadılar. Bende oradan Samsunspor’un yolunu tuttum.”
“SAMSUNSPOR’DA DA DEĞİŞEN OLMADI”
Samsunspor’a transfer oldum ve değişen olmadı. Maddi sorunlar orada da devam etti. Hatta Samsunspor’da 2 maç oynadım. Baktım değişen birşey yok, orada da yöneticiler sözleşmeye sadıkı kalmadılar ve bu şartlarda burada durmanın bir anlamı olmadığına karar verdim ve Almanya’ya geri döndüm. İki kulüpte de yöneticiler verdikleri sözleri yerine getirmediler.”
“ALMANYA İLE TÜRKİYE ARASINDA BÜYÜK FARK VAR”
Almanya ve Türkiye’deki kulüpler arasında büyük fark var. Tabi büyük kulüplerde fark yok ama diğer kulüplerde büyük fark var. Almanya’daki futbola bakışla Türkiye’deki futbola bakış arasında büyük fark var. Almanya’da her takım sözleşmesine sadık olmak zorunda. Türkiye’de ise bu böyle değil. Ben yaşadığım için biliyorum. Türkiye futbolunun gelişmesi için alt yapıya önem ve değer verilmeli. İmkanlar sunulmalı her konu da. Saha, malzeme, maddi ve manevi destek verilmeli alt yapıdaki sporculara.”
“GENÇLERE DEĞER VERMELERİ GEREKİYOR”
Bakın Türk futolunun gelişmesi için öncelik gençlere değer verilmesi gerekiyor. En büyük etken bu. Bunun olmadığı yerde futbolun gelişmesi imkansız. Değer vermesi gerek derken her konudan bahsediyorum. A takımdaki oyunculara sunulan imkanların aynısı altyapıdaki oyunculara da sunulması gerek. Gerek maddi, gerek çalışma ortamı gerekse manevi konularda gençlerin yanında olunması gerekiyor. Bu ülkenin spor alanında gelişmesi ve söz sahibi olması o ülkedeki spor kulüplerinin altyapılarına verdiği değerle alakalıdır. Eğer gençlere imkan sunulur ve değer verilirse işte o zaman hedeflenen noktaya gelinir. Çünkü ben bunu yaşadım Türkiye’de. Almanya’da futbola başladığım için burada alt yapıya verilen değeri biliyorum. O oyunculara sunulan imkanları biliyorum. Misal vereyim, Almanya’daki köy takımlarının kendi sahaları iddia ediyorum Süper Lig’de mücadele eden takımlardan daha iyi. Bu sadece bir örnek. Daha birçok fark var.”
“ALMANYA’DA PROFOSYONEL KULÜPLER OYUNCULARI İLE YAKINDAN İLGİLENİYOR”
Almanya’da, profosyonel liglerde mücadele eden takımlar, alt yapısından oynayan her oyuncunun durumundan haberdar. Bu sadece futbol anlamında değil. Okul, aile ve arkadaş ilişkilerine kadar araştırıyorlar. Kimi zaman neler yenmesi konusunda bile tavsiyelerde bulunuyorlar. Gerçi burada profosyonel takımların alt yapısında oynayan oyuncular nasıl yaşaması gerektiğini biliyor. Bunları bilemezse istediği yere gelemeyeceğini de biliyor. Gerçi burada disiplin üst seviyede. Burada amaç sadece iyi bir futbolcu yetiştirmek değil. Buradaki mantık sağlam bir birey yetiştirmek. Buradaki spor kulüplerinden aldığın eğitim ile geleceğe daha farklı bakmana neden oluyor. Sonuçta belli bir yaşa kadar futbol oynayacaksın diye bir garanti yok. Bir sakatlık futbol hayatını bitirebilir. Onun için eğitime de önem veriyorlar.”
“ALT YAPIDA OYNAYAN OYUNCULARA DEĞER VE ŞANS VERİLMELİ”
Türk futbolunun gelişmesi ve ileriye gitmesi için alt yapıya bakış açısının değişmesi gerekiyor. Ben Türkiye’de geldiğimde 19 yaşındaydım. Kendimi göstermem gerekiyor. Antremanları iyi yapıyor ve canla başla çalışıyordum. Çünkü Almanya’da dediğim gibi disiplin öncelikli gelir. Bunun için antremanlarda çok çalışıyordum. Gel gelelim her cuma aynı şeyi duyuyordum hocalardan; “Daha gençsin ve senin zamanın gelecek.” diyorlardı. Bunları duymak sürekli olunca kendi kendime düşünmeye başladım, benim burada ne işim var, neden buradayım diye. Çünkü antremanda formayı alan futbolcudan daha iyi çalıştığımı görüyordum ve aynı seviyedeydim. Gel gelelim her cuma aynı şeyi duyuyordum. Daha gençsin ve senin zamanın gelecek. Tamam da İspanya, İngiltere veya Almanya’ya bak. Kulüpler 18 19 yaşında oyuncular oynatıyorlar. Bunun yaşla alakası yok. 30 yaşındaki iyi olur o oynar, eğer 19 yaşındaki daha iyiyse o oynar. Türkiye’de biraz torpil var. Bazı hocalar genç oyunculara güvenmiyor. Bu her hoca için geçerli değil. Gerçi benim oynadığım zamanlarda böyledi, şimdi de çok birşeyin değiştiğini zannetmiyorum. Onun için birkez daha belirtmek istiyorum, Türk futbolunun gelişmesi için altyapıya bakış açısının değişmesi gerekiyor. Alt yapıda oynayan oyuncular değer ve şans verilmeli. Tabi yöneticilerinde futboldan anlayan kişilerin olması gerekiyor. Futbol kulübü yönetmek ticaret ile bağdaştırılmamalı. Her parası olan yönetici olamaz ve olmamalı.”
“MİLLİ TAKIMDA BASKI BÜYÜKTÜ”
Mesela Avrupa şampiyonasına baktığımız zaman Milli Takım’da birkaç oyuncu eksikti. Bil hassa benim de mevkim olan defansta eksiklikler göze çarptı. Bence asıl neden mevkisi olmayan oyuncular oynadı. Birde oyuncuların üzerinde baskı vardı. Uzun bir aradan sonra Avrupa şampiyonasına katılan bir Mili Takım. Herkes gibi onlarda başarılı olmak istedi ve bu baskı ters tepti. Mesela Mehmet Topal’ın orta sahada olmaması büyük bir boşluktu. Çünkü onun mevkisinde oynayan oyuncular onun görevini yerine getiremedi. Stopper oyunculardan kadroya alınmayan oyunculardan iyileri vardı ve Milli formayı hak ediyorlardı. Karar tabi Fatih hocanın, ona saygısızlık olarak algılanmasın. Hocanın kararlarına herkes saygı duymak zorunda. Ben sadece bir Türk olarak takımımızın daha başarılı olmasını isterim. Bunun içinde doğru kadro yapılanması gerek.”
“TÜRKİYE’NİN DÜNYA KUPASINA KATILMASI ZOR”

Ben Türk olarak Milli Takım’ın Dünya Kupasına katılmasını isterim. Bu her Türk gibi bana büyük gurur ve mutluluk verir. Gel gelelim, futbolun gerçeklerini göz ardı edemezsiniz. Sonuca gitmek için doğru kadro ve doğru hamleler gerek. Geride kalan maçlara bakıldığında, Milli Takım’ımızın Dünya Kupasına katılması zor görülüyor. Gerçi son düdük çalana kadar mücadele etmek zorundasın. Oynanılmamış maçlar ve kazanılmamış puanlar var. Futbolda sürprizlere her zaman yer vardır. Ben cani gönülden isterim Milli Takım’ımızın Dünya Kupasına katılmasını. Hep birlikte bekleyip görelim. İnşallah daha iyi oynarlar ve Dünya Kupasına katılarak bizleri mutlu ederler.” dedi. ERHAN KASIRGA      





Okuma Sayısı : 1824     


Yorum Bulunamadı
"Habere Yapılan diğer yorumları buradan takip edebilirsiniz!"    1     

Adınız : Soyadınız : Eposta :


38-3   İşleminin Sonucu Nedir?




 
MEVLÜT ÇIRAKOĞLU&
NADİR ÖZKUYUMCU&
ŞÜKRÜ KEYİFLİ&EĞİTİMHANE



Yunusemre’de iftar sofrası kuruldu
Yuntdağı’nda aşılama çalışmaları başladı
Yeni gasilhaneler yükseliyor
Tarzan’a bu yıl vefasızlık örneği
Sigara içtirene 6 milyon lira ceza
Öğrencilerden örnek davranış
Miniklere trafik bilinci aşılandı
MHP ilçe yönetiminden Vali’ye ziyaret
Mezarlıklar bayrama yetişecek
Manisa TSO meclis toplantısını yaptı

Yunusemre’de iftar sofrası kuruldu
Yuntdağı’nda aşılama çalışmaları başladı
Yeni gasilhaneler yükseliyor
Tarzan’a bu yıl vefasızlık örneği
Kula barajında sona doğru
Keçiliköy’e hidrofor tesisi kuruluyor
Feci kazada ölenler toprağa verildi
Belediye Binasına Estetik Dokunuş
Mahallelerde çalışmalar başladı
Badem tesisleri incelendi



17.09.2014 / 11:48:46Her gun mazota zam geliyor. Birde üstüne secim yatırımı sebebiyle bedava
Devamını Okuyun...

21.04.2014 / 18:30:59TEBRİK EDİYORUM SAYIN BAŞKAN VE
Devamını Okuyun...

06.04.2014 / 15:43:35şehitler ilköğretim okulunda okuyorum.ve
Devamını Okuyun...

01.04.2014 / 18:21:06perşembenin gelişi çarşambadan hatta salıdan belliydi. kulada yanlış aday ve bu
Devamını Okuyun...

22.02.2014 / 16:27:44Bu projenin sonucu var
Devamını Okuyun...

02.10.2013 / 18:04:31

Ne yani çok mu eskiymiş de yenilenmeye başlamış Halil Yurtseven İlkokulu.
Devamını Okuyun...


05.09.2013 / 13:08:01Mhp nin yargılama süreci devam eden bir belediye başkanını hala büyükşehire
Devamını Okuyun...

18.07.2013 / 17:22:32

ölen basri kalkan benim üvey ağbimdi. duyunca çok üzüldüm ve ilk
Devamını Okuyun...


06.07.2013 / 17:28:46Merhabalar Beldenizde bu mücadeleyi sürdüren değerli ve duyarlı vatandaşlara
Devamını Okuyun...

29.06.2013 / 19:03:13İLK GÜN Kİ GİBİ ACIM HİÇ DİNMEDİ DİNMEYECEK YOKSUN DİYE DOĞUM
Devamını Okuyun...
© Copyright 2012 / Tüm hakları saklıdır. izinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz. www.phpdizayn.com